"Önümüzdeki Yerel Seçimlerde Tavrımız Ne Olmalı?" konulu tartışma toplantısı 08.02.2009 günü saat
13.30'da Sivrialan Kültür ve Dayanışma Derneği'nde gerçekleştirilecektir.
Diğer duyurular...
Ziyaretçilerimiz tarafından yazılan tüm yorumlara ulaşabilirsiniz, siz de görüş
ve önerilerinizi yazarak bizimle paylaşabilirsiniz!..
Ziyaretçi Defteri'ne gidin...
Sivrialan hakkında daha önce yazılmamış akademik çevrelerce de kabul edilen
araştırma yazıları...
Araştırma yazıları...
Görüşlerinizi, önerilerinizi ve şikayetlerinizi buradan Sivrialan.com yönetimine
iletebilirsiniz.
Sivrialan.com'a Ulaşın...
Emlek Hüyük köyünde Erken Tunç çağı, Orta Tunç Çağı, Demir Çağı, Roma yerleşimini güneyindeki derenin batı kesimindeki plato üstünde görmekteyiz. Hüyük köyünün batı tepe yamacındaki alanın aynı zamanda Roma-Bizans dönemine ait bir yerleşim yeri olduğunu ve Horasan harçlı ve kesme taş bloklar kullanılarak hazırlanmış 10 hektarlık bir antik yerleşim olduğu bulunmuştur. Ortaköy yakınlarında yine Hüyük köyüne ait arazide yine Hellenistik-Roma yerleşim alanı vardır. Ortaköy tamamen bir antik yerleşim alanına sahiptir. Hemen hemen tüm Arkeolojik zamanları kapsayan yerleşim alanına sahiptir. Kala bölgesinde Hellenistik-Roma-Bizans dönemi yerleşim alanları, Tekke bölgesinde Tunç, Demir, Hellenisik-Roma-Bizans ve kuzey kesimde sadece Bizans, Kaplan deresi bölgesinde Hellenisitk-Roma, yine aynı bölgede Roma dönemine ait Kaya Mezarı, Şarkışla yolu üstünde bir Tümülüs ve Büyük Keriz Mevkisinde Hellenisitik-Roma-Bizans dönemi yerleşim alanı vardır. Bundan dolayı çevre köylerde bu kadar yoğun özellikle Hellenisitk-Roma yerleşim alanına sahipken, Sivrialan’da bu tip yerleşim alanlarının olmaması biraz garip kaçar.Yine köy inşaat alanındaki kazılarda tesadüfen ortaya çıkarılan, Sivrialan günümüz yerleşim alanındaki bölgede, su kanalları, Roma yerleşiminin Sivrialan’da aslında olabileceğini göstermektedir. Ve aynı zamanda yine bu zamanlarda tesadüfen çıkarılan büyük küpler içerisindeki insan iskeletleri Frigya dönemine işaret etmektedir. Sivrialan büyük ihtimalle Frigya döneminde yine ufak bir yerleşim alanı idi. Bu da Demir Çağı'na işaret etmektedir. Sonuç olarak şunu diyebiliriz; Sivrialan Kalkolitik zamandan günümüze kadar bir yerleşim alanı olarak süregelmiştir. Yani günümüz Sivrialan arazisinde her zaman bir yerleşme mevcuttu. Ancak bu yerleşmeler büyük çapta değildi. Daha çok küçük çapta idi. Bunun en önemli sebebi iklim koşullarıydı. Sivrialan’ın çevresindeki bölgede en önemli yerleşim Ortaköy tarafında toplanmıştı. Sivrialan köyü arazisinde bir kaç tane Kalkolitik çağa ait tümülüs vardır. Ancak bunlar henüz bilimsel olarak yayınlanmadığından şimdi burada belirtemeyeceğim.
Bizans dönemine kadar sakin bir yerleşim alanı olagelmiş Sivrialan, Anadolu Selçuklu İmparatorluğu döneminde de bir yerleşim alanı olarak varlığını sürdürmüştür. Ancak bu devirde büyük ihtimalle Türk kökenli halk değil de Gayrimüslüm diye tabir edilen (Ermeni veya Rum(?) kökenli halk vardı). Anadolu Selçuklu İmparatorluğunun Anadolu'yu ele geçirmesiyle Sivrialan ve Sivrialan’ın çevresindeki köylerin de veya yakınında Bizans İmparatorluğu'nun son kalıntıları olan Ermeni veya Rum kökenli halk Türk kökenli insanların buralara gelmesiyle ve varlıklarını günden güne artırmaları sonucunda mevcut olan yerleşim alanlarını kimi zaman terk etmek zorunda kalmışlardır. Türk kökenli insanların Emlek yöresine gelmesiyle bu halkın yerleşim alanları daha kapalı bir alanda toplanmıştır. Bu Ermeni kökenli insanlar Bizans döneminin ve onun bir nebze devamı olan Batı Karadeniz'i ve Kızılırmak havzasını içerisine alan Patnos-Rum İmparatorluğu'nun bir devamı olan halktı. Sivrialan’ın kuzey-batı tarafındaki meşelik denilen ormanlık alan "Erikli" diye anılır ve diğer bir adı da "Başına Yayla"dır bu bölgede yerleşime ait olduğu düşünülen veya ilk görünüm itibariyle bir yerleşim alanının geçmişte var olduğunu düşündürecek izler mevcuttur. Yaptığım Osmanlı dönemi arşiv araştırmalarında şu sonuçları buldum: Tapu tahrir kayıtlarında Emlek bölgesinde Başınayayla-Erikli bölgesinde bir köyden bahseder. 1500'lü yıllar öncesi kurulmuş olan bu köy isim kayıtlarını henüz okumadım. Ama bu köyün bir Ermeni köyü olduğunu şu şekilde düşünebiliriz. Osmanlı arşivlerinde(5) Emlek bölgesinin ilk yerleşiminin 1500 yılına kadar veya bir yüz yıl öncesine kadar gittiğini araştırmalarım sonucunda buldum. 1530 yılı kayıtlarında Emlek bölgesinde sadece Mescitli köyü(şimdiki adı Mescit), Bey(Şimdiki adı Beyyurdu) ve Orta(şimdiki adı Ortaköy) mevcuttu. Bunlar Türkmen köyleriydi. Yani Sivrialan’ın Erikli bölgesinde bir Ermeni yerleşimden söz edebiliriz. Anadolu Türkmenleri'nden olan Sivrialan halkı çeşitli tarihler arasında çeşitli sebeplerden dolayı Sivrialan’a göç etmişlerdir. En erken Türkmen yerleşimi yaklaşık olarak 1600-1700'lere dayanmaktadır. Özellikle II.Mahmut ve Yavuz Sultan Selim'in Alevi kökenli Türkmenlere yaptığı baskılarla çeşitli yerlerden kaçan halk Emlek bölgesindeki yerleşim alanına toplanmışlardı. Bunlardan bir tanesi de Sivrialan’dı. Şu anda Sivrialan köyünün orta tarafında daha çok batı tarafındaki dere kısmına yakın bir alanda Anadolu’dan ilk göçen halk yerleşime başlamışlardır. O zaman yoğun olan orman dokusu kendilerini gelebilecek Osmanlı baskılarından korumuştur. Ancak arazi yapısının yeterli olmaması sebebiyle yerleşim daha çok doğu tarafına kaymıştır. Ancak çevredeki Ermeni nüfüsun yoğun olması sebebiyle aralarında çok çeşitli şekillerde kavgalar olmuştur. Ermeni nüfusun yoğun olarak Türkler tarafından sıkıştırılması ve yerleşim alanlarının daraltılması sebebiyle ve Osmanlı baskılarından kaçan Türkmenlerin de bu yerleşim alanlarına nüfus etmesi sebebiyle iki halk arasında ortak kaderi paylaşmalarına rağmen çekişmeler çıkmıştır. Özellikle 1900'lü yıllar arasında Ermeni guruplarla zaman zaman silahlı kavgalara varan çete savaşı denilebilecek kavgalar çıkmıştır.
1900'lü yıllarda yoğun olarak bir açlık söz konusu idi. Sivrialan köyünün ekonomik yapısı ilkel tarımcılığa dayanıyordu. İlkel bir şekilde kara sabanla tarlalar sürülüyor ve orak çekiçle ekinler biçiliyor ve düven denen altı taşlı öküzlerin çektiği bu aletle ekin sapları saman haline getiriliyordu. Tabi tamamen beden gücüne dayanan bu çalışma şekli insanları bıktırıyor ve zaman zaman ekin zamanı bir ay köye gelmedikleri oluyor ve tarlada yatıyorlardı. Alım gücü olmayan insanların tek çaresi çok ama çok çalışmaktı. Hayvancılık; inek, koyun, keçi olarak yapılıyordu ki keçi varlığının çok olması bir nebze orman faunası için çok tehlikeli olmuş ve ormanın tüm bölgelere yayılmasını engellemiştir. Özellikle Sivrialan’ın güneyindeki "Aşağıöz" denilen bölge tarafında yoğun olarak bostancılık yapılıyordu. 1960'lı yıllara kadar bir meyve ağacı bile bulunmayan Sivrialan köyü halkı için bu durum ancak tamamen kapalı bir çevrede yaşadıkları ile açıklanabilir. 1920'lere kadar Sivrialan'ın tüm kuzey-doğu, kuzey, kuzey-batı tarafı yoğun olarak ormanla kaplı idi. Sivrialan Osmanlı döneminde çok çeşitli zamanlardaki savaşlarda halkını yitirmiştir. Yemen ve Balkan savaşları bunlara bir örnektir. Fatma adında Sivrialan’da doğmuş yerel bir halk ozanın Yemen'e gittiği, yerel halk ozanlarını araştıran bilim adamları tarafından söylenmektedir.Tamamen kapalı bir çevre içerisinde yaşayan Sivrialan halkı özellikle 1960'lı yıllarda çeşitli sebeplerle göç vermiştir. Mevsimsel işçi olarak Adana’da ve Mersin’de çalışmaya başlamışlardır ki genel olarak turunçgiller(portakal, limon, vb.) bahçelerinde bekçi veya bahçıvan olarak çalışmışlardır. Bahar aylarında Sivrialan’a dönen erkek nüfus genellikle yazlık işlerini hallettikten sonra tekrar çalıştıkları yerlere yaya olarak veya trenle dönüyorlardı. Yaya olarak Mersine gidiş yaklaşık bir-iki hafta arası sürüyordu. 1960'lı yıllarda Sivrialan Almanya’ya ilk göçünü vermiş ve bu göç 1980'li yıllara dek yoğun bir şekilde sürmüştür. 1980’li yıllarda tekrar ekonomik nedenlerden ve köyde okulun olmaması sebebiyle göç Ankara ve Mersin’e yoğun olarak yön değiştirmiştir. Ancak 2000'li yıllarda sakinleşen bu göç hareketliliği yinede iki-üç yılda bir ailenin Ankara’ya göç etmesi sebebiyle varlığını sürdürmüştür. 1995 yılı nüfus sayımlarında Sivrialan’da 180 kişi yaşamaktadır. Ancak Ankara, Mersin ve Almanya ve de diğer bazı Avrupa ülkelerindeki Sivrialan kökenli nüfusa baktığımızda yaklaşık olarak 2000'i geçkin bir nüfus olduğunu söyleyebiliriz. Üçüncü Türk kuşağını barındıran Almanya’daki Sivrialan halkı yoğun olarak Köln Gummersbach’da toplanmıştır. Çoğu halk burada Alman vatandaşı haline gelmiştir.
(0)Musa TOKMAK-ODTÜ Arkeometri Yüksek Lisans öğrencisi(Arkeometri=Arkeoloji+Fizik+Kimya)
(1)Küp Kırığı
(2)A.Tuba ÖKSE, Hacettepe Üniversitesi, Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü Öğretim üyesi,
1999 yılında Sivrialan'a gelmiş ve bu verileri elde etmiştir.
(3)T.C. Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü, 18.Araştırma Sempozyumu Toplantısı,
2.Cilt sayfa 89.
--T.C. Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü, 12..Araştırma Sempozyumu Toplantısı,
sayfa 317.
--T.C. Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü, 11.Araştırma Sempozyumu Toplantısı,
sayfa 243.
--T.C. Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü, 19.Araştırma Sempozyumu Toplantısı,
2.Cilt sayfa 229.
--T.C. Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü, 7.Araştırma Sempozyumu Toplantısı,
sayfa 467.
--T.C. Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü, 18.Araştırma Sempozyumu Toplantısı,
2.Cilt sayfa 89.
--http://www.tayproject.org
--Durbin, G.E.S., "iron age pottery from the Provinces of Tokat and Sivas", Anatolian studies 21,
1971, sayfa 99-124
Sivrialan Kültür & Dayanışma Derneği - Gençlik Birliği tarafından düzenlenecek olan kurslara
katılmak istiyorsanız
buraya tıklayın.
Ana Sayfa
Sivrialan'ın Tarihi
Aşık Veysel'in Yaşam Öyküsü
Aşık
Veysel Şiirleri
Sivrialan.com - Chat & Radyo
Basında
Sivrialan.com
Sivrialan.com E-bülten
Sivrialan.com - Başarılarımız
Sanal Müze
Arkeolojik İzler
Sivrialan - Kır Çiçekleri
Sivrialan - Ağaç Türleri
Bu alana reklam verebilirsiniz...